Yazar: Mert Atalay (Page 2 of 10)

🚲Ne çok geziyorsunuz bisikletle? Yuh o kadar yol mu gittiniz?
🏕 Oralarda kamp yapılır mı?
🗻 O dağlarda tepelerde yürünür mü?
🤸‍♂️Mert yine napıyosun orası neresi?
🎶 Lan bunlar ne antin kuntin müzikler?
📚 Okuyorsun da ne oluyor sanki ya amannn
🖋 Yazıyorsun da Mert yani sen de yaa… Noldu? anladınız mı şimdi yapabildiğimiz her şeyin kıymetini? Sokağa, kafeye, camiye kütüphaneye, konsere, komşuya, sevgiliyle el ele dolaşmaya aslında ödenmiş bedellerle kavuştuğumuzu.

Bu günler geçtiğinde hala anlamayacak mısın, dünyada keşfedilmeyi bekleyen nice şehirler, yollar, kitaplar, filmler, müzikler, aşklar, kadınlar – erkekler, yaylalar, göller, nehirler var.

Yok, senin için bir şey fark etmeyecekse, aynı rutinle yaşayacaksan boynunu eğip, sen zaten virüslüsün. Hatta bu sistemin virüsüsün. Kaçma koronadan falan.

Yapmak isteyip yapamadığım yüzlerce şey var, olduğu kadar, sorun değil. Yapıp, kendime kızdığım bir o kadar da… Hepimiz çok hata yapıyoruz. Yapalım. Sen de yap. Hazır evdesin, otur düşün. Belki bir yerlerde değiştirmen gereken bir “sen” vardır. Ne dersin?

Kötü Zamanlarda İyi Bir Haber: T54

Gençliğimiz dünyanın öyle bir dönemine denk geldi ki, şimdi evin önüne göktaşı düşse olağan karşılayacağız.


Bu kıymetli mecrada aslında “merhaba” başlığıyla bir yazı ile başlamayı düşünüyordum. Uzaktan selamları sevmeyen, karşılaştığı eşi, dostu, arkadaşıyla sarılan, sıkı sıkı tokalaşan biri olarak uzaktan bir merhabayı söylemek istemedim. Bu kötü günler bir dinsin, o zaman hep birlikte yeni bir dünyaya merhaba der, güzel günlere sıkıca sarılırız.

Ne diyordum, öyle bir dönemine denk geldik ki dünyanın, eskilerin aslında biraz da övündüğü çileli günler bunların yanında çerez kalıyor. Dijital devrim, sosyal patlamalar, darbe girişimi, terör, savaşlar, göçler, deprem, doğal afetler, nice acılar ve artık bu kadarı da olmaz dediğimiz onlarca konuya bizzat şahit olduk.

Dünyada olan bitenler karşısında Kamusal İlişkiler (PR) ve İletişim üzerine aldığım akademik eğitimlerde gördüğüm birçok teori, kavram ve tezi bizzat yaşayabiliyor, bunların yerine yenilerinin geldiğini direkt gözlemleyebiliyorum. Misal, gün geçtikçe kontrolden çıkan bir dünyada en mühim konu, doğru bilgi ve doğru habere ulaşmak oldu. Dünyadaki insanların doğru bilgi ve haber alma özgürlüğüne ket vuruldukça dijital mecralarında yığılmalar meydana geldi. Bunun da sonucunda dezenformasyon aldı başını yürüdü. Yerelde ise her geçen gün birbiri ardına kapanan gazeteleri görüyoruz…

Continue reading

Bu Şehirde Sevgi “Herşey” gibi…

Üniversite dönemlerimde kitap kulüplerimiz vardı. Buluşmalarda evlerimizde çokça çay, ıhlamur partileri yapardık. Okuduklarımızı ve çok daha fazlasını anlatırdık, dinlerdik. Okuyan, yazan, eleştiren, mantıklı ve farklı düşünen, sorgulayan bireylerle bulunmanın tadı damağımda kalmıştı.

Neden devam etmeyelim diye düşündüm. Sosyal medya hesaplarımdan tüm arkadaşlarıma bir çağrıda bulundum ve Adapazarı’ndaki okumayı seven arkadaşlarımızla bir kitap kulübü kurduk.  25 Aralık’ta ilk toplantımızı yaptık. Birlikte okuyacağımız ilk kitabımızı belirledik. Herkes önerilerini sundu. Adapazarı’nda bir kitap kulübü kurulursa ilk kitabı Sait Faik’ten olmaz mı?  İlk kitap için Semaver’i seçtik ve belirlediğimiz tarihe kadar okumayı tamamladık.

Fotoğraf açıklaması yok.

Ben de okumalarımın çoğunu Adapazarı manzarasına karşı sanat atölyemizde yaptım. Sait Faik’in kaleminden Geyve’yi, Akyazı’yı, Dokurcun’u, Adapazarı’nı, Meserret Oteli’ ni işlediği harikulade öykülerinde tarzını, tasvir ve hayal gücünü, aklımızda ve ruhumuzda yaşadık. Daha önceki kitaplarında da denk geldiğim Sakarya detayları var. Bu ilçe ve mahallelerde geçen, tasvir edilen öykülerden burada yaşayanların ne kadar haberi var diye merak etmiyor değilim. Edebiyatımızın önde gelen yazarlarından birinin cümlelerini taşıyan öykülerini şehrimizde nerelerde kullanabiliyoruz?

Öykülerini okuyup temalarla bütünleştirmek bir yana Sait Faik’in hatırası için yapılan parkın durumunu 22 Kasım 2019’da Karanlıktaki Sait Faik yazımda anlatmaya çalışmıştım.
Tam bu konuda aklımda çeşitli düşünceler dönüp dururken bir Pazar günü Kırkpınar’a pedalladığım bisiklet turumda Sait Faik’in bir sözünün Kırkpınar Havaalanının girişinde yer alması keyfimi yerine getirmişti. Ta ki tekrar okuyuncaya kadar.

Continue reading

Sakarya’nın Büyük Günü

Başlığı atarken acaba biraz iddialı mı oldu diye düşündüm ama sonra tekrar düşündüm ve dedim ki, hayır. Bu konuyu diğer ülke ve şehirlerin nasıl sahiplenip düzenlediğini görünce, aslında hiç de abartmadığımı düşünüyorum.

Sakarya’nın bugüne kadar kapsam bakımından edindiği en büyük spor organizasyonu, dünyada bugüne kadar gelişmiş sayılan ülke ve şehirlerin düzenlediği, dünyanın en iyi sporcularının bir yarışta bir araya gelerek ter döktüğü bir organizasyon; 2020 Dünya Dağ Bisikleti Maraton Şampiyonası. UCI takvimine göre 24-25 Ekim’de şehrimizde gerçekleşecek yarış, Sakarya’da düzenlenecek.

Fotoğraf açıklaması yok.


Çok detaya girmeden yarışın şehrimize kazandırılmasında tarihçeye bakarsak, Sakarya, ülkemiz çok zor günlerden geçerken 2016 yılında yarışa aday oldu ve yarış şehrimize verildi. 2017-18 ve 19 tarihlerinde 2020 için test yarışları düzenlendi ve başarıyla tamamlandı. Organizasyonun dünyadaki konumu ve ülkemize katkısı ortada olduğu için etkinlik, Cumhurbaşkanlığı himayelerine alındı. Bu süreçte Ayçiçeği Bisiklet Vadisi, bisiklet yolları, SAKBİS ve diğer bisiklet yatırımlarıyla bu yıl yapılacak organizasyon bağlamında şehir, hak ettiği bisiklet şehri gelişimi adına çalışmalarla bütünleştiriliyor.

Test yarışlarında Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nden başlayarak şehrin yüksek tepelerindeki rotalarda koşan sporcular, yine Vadi’de bitişe uzanmıştı. Yarışla birlikte birçok etkinlik ve konser Vadi’de düzenlenmişti. Hepsi 2020’nin hazırlığı oldu.

24-25 Ekim için hummalı bir çalışma devam ediyor. Altyapı ve üst yapı çalışmaları haricinde kamusal bilgilendirmeler, tanıtıma odaklı birçok girişim ve somut çalışmalar mevcut. Son olarak birçok kişinin görüp merak ettiği geri sayım kuleleri de şehrin farklı noktalarında yerini aldı.

Continue reading

29 Ocak 2020 Büyük Sakarya Depremi

Yıkıldık… Bir kez daha yıkıldık. Bugün büyük depremin ardından tam 2 gün geçti. Eş, dost, akraba, komşulara koşturmaktan, gazeteye yazabilecek zamanı henüz bulabildim.

29 Ocak 2020 Çarşamba, Saat 04.00 Deprem Anı

Büyük bir gürültü ile gözlerimizi açtık. Ne olur 1999’daki gürültüden olmasın, başka bir şey olsun derken binanın içinde savrulurken bulduk yine kendimizi. Deprem çantamızı kapıp evden dışarı çıktığımızda sokaklarda, caddelerde çığlık çığlığa insanlar…Şehirde kaos. Elektrikler kesikTüm haberleşme ağları kilitlenmiş. Sokaklar, caddeler toz bulutu.

adapazarı deprem ile ilgili görsel sonucu

Continue reading

TUR 2020 Şehir Merkezinden Geçmeli

Bu yıl 56’ncısı düzenlenecek Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu (TUR) köklerine geri dönerek bir kez daha Marmara’yı dolaşacak.

tour of turkey ile ilgili görsel sonucu

2019 yılı rotasında son etap başlangıcı yapılan Sakarya, bisikletin şehri olarak uzun yıllar sonra hak ettiği bir etaba kavuşmuştu.

tour of turkey ile ilgili görsel sonucu
Tour Of Turkey 2019 Rotası

Bu yıl 12- 19 Nisan 2020 tarihlerinde düzenlenecek TUR’un ilk etabı olan İstanbul’dan başladıktan sonra etap sonunda Sakarya – Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde finiş yapacak. İkinci etap ise yine şehrimizden başlayarak İznik’te noktalanacak.

Son yıllarda eski günlerinde olduğu gibi önemli bisiklet yarışlarını düzenlenmeye başlanan şehrimiz için çok önemli etaplar olacağı kesin. Nihayetinde bu yıl 2020 Dünya Dağ Bisikleti Maraton Şampiyonası’na da ev sahipliği yapacağız.

Bu noktada önemli olan bir husus var. Şehrin doğal, kültürel, mimari yapısını anlatabilmek için bu tip organizasyonlar büyük bir fırsat sunuyor. Bisiklet adına yapılan hatta şehirde yapılan tüm çalışmaları dünyanın izlediği bir yarışta gösterebiliriz. Yurt dışında yapılan büyük yarışların hemen hepsi, şehirlerin etrafından dolaşmak yerine direkt şehrin göbeğinden geçiyor. Geçmişte şehrimizde başlayan yarışların Atatürk Bulvarı üzerinden İzmit yoluna bağlandığını, şehrin büyük bir coşku içerisinde yolları, caddeleri kapattıklarını büyüklerimiz anlatıyorlar.



2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu etaplarında görevliydim. Özellikle Konya ve Manisa’daki etapların şehir merkezinde yapılması, tüm şehri bu organizasyona dahil etmişti. Sürekli sporcuları takip eden helikopter çekimleriyle herkes şehri izleyebilmişti. Bu yıl son etapta İstanbul’dan başlayıp şehrimizde bitecek yarış, eski günlerindeki gibi şehir merkezinden geçmeli. Hali hazırda sürekli otobanlarda yarış koşulduğu için eleştirilen bu rota için de karşılıklı bir kazanım olabilir.

Continue reading

On The Way Sanat…

On The Way Sanat…
“Ey! yolda olmaya inananlar, toplanın!”
Jack Kerouac’un On The Road kitabını bitirdikten sonra kendi kendime söylediğim bir cümleydi bu.  Çünkü Yolda kitabı, insanın yola çıkmaya iten bir ateş üfler ruhuna…

İşte biz de şehrimizde kendi yaşamının yolculuklarında olanlar ressamlar, yazarlar, çizerler, gitaristler, felsefeciler, sosyologla hep ya da hiç olanlar dedik ki biz yoldayız. O halde yolda anlamına gelen On The Way Sanat Atölyesi’nde buluşalım. Kendimize bu isimde küçük bir sanat atölyesi kurduk. Bundan beş yıl önce yine bir sanat atölyesi kurmuştuk, yolu çıkmaza girince askıya alıvermiştik. Ve işte bu beş yılda biriken tüm yolculuklar, yeni bir kesişim haline geldi, yeni ve eski dostlarla bizi bir araya getirdi.

Görüntünün olası içeriği: yazı
Continue reading

Sokak Hayvanları Çözüm Bekliyor

Hepimiz şehrin çeşitli yerlerinde bulunan sokak hayvanlarına rastlıyoruz. Kimisi bakımlı, aşılı, kulağında küpesi bulunan kontrol altındaki hayvanlar. Bir kısmı ise kendi başının çaresine bakıp yaşamını sürdürenlerden.

Şehirde yaşamaya çalışan, kendi popülasyonlarını kuran sokak hayvanlarının yaşadıklarıyla ilgili Sakarya bugüne kadar birçok defa gündeme geldi. Şehrin muhtelif yerlerindeki sokak hayvanları haricinde Karaman, Korucuk bölgesinde, Sapanca sırtlarında, Kaynarca yolu üzerinde gruplar halinde yaşayan, gerçekten çok kötü durumda bulunan köpek sürüleri var.

Geçmiş yıllarda hayvanlara destek olmak amacıyla çeşitli besleme etkinlikleri düzenlemiştik. Orada bu canların yaşadıkları zorlu hayatı bire bir görebilmiştim. Gördüklerim gerçekten içimi acıtmıştı. Hayvanların hemen hepsi aç ve hasta. Oradaki hayvanlar için gecesini gündüzüne katan gönüllüler bulunuyor. Fakat oradaki popülasyona ciddi bir çözüm sunulmadıkça bu beslemelerle de nereye kadar gider, orası ayrı muamma.

Bugüne kadar sokak hayvanları için çeşitli yatırımlar bulunuyor. Barınaklar yapıldı. Yeterli mi, tartışılır. Aşılama, kontrol altına alma faaliyetleri yürütülüyor. Fakat ne yazık ki tüm bu çalışmalar artan popülasyona net bir çözüm olamıyor, yeterli gelemiyor ki hala sokak hayvanlarıyla ilgili sorunlar devam ediyor.

Son dönemde sosyal medya üzerinde yine çeşitli görüntülere rast geldim. İç yakan görüntülerde barınak çevresindeki köpek sürüleri açlıktan birbirlerini yemeye başladığı iddia ediliyor.

Continue reading
« Older posts Newer posts »

© 2020 Velespitopya

Theme by Anders NorenUp ↑