Aylar: Kasım 2019

Eski Reji Bisiklet Yolu

Rejiler, Osmanlı Devleti’nin 2. Abdülhamit döneminde devletin ekonomik dar boğazından dolayı kurulan, ortaya çıkma sebebi ve sonrasındaki uygulamalarıyla da halk arasında büyük tartışmalara sebep olan idareler olarak biliniyor. 

Adapazarı’ndaki Reji’nin hizmet verdiği sokak,  adını da buradan alıyor. Halk arasında hala Eski Reji olarak kullanılsa da bugün ismi Bahçıvan Sokak.  Eski Reji Sokağı, hala ticaret hayatının önemli bir noktasında ve etkin cadde sokak bağlantılarıyla Adapazarı için önemli bir konuma sahip.Son dönemde bu sokağa yapılan bisiklet yolu, alternatif ulaşımda her açıdan şehre katma değer sağlayan bisikletliler için kıymetli bir çalışma oldu. Bankalar Caddesi, Devlet Su İşlerini bağlayan bisiklet yoluyla her gün yüzlerce bisikletli, bu arayı güvenli bir şekilde geçebiliyordu.



Şehrin en çok kullanılan bisiklet yollarından birini izliyorsunuz. Bu yolda çeşitli problemler var. Bu hafta Yenihaber Gazetesi'nde "Eski Reji Bisiklet Yolu"nu köşeme taşıdım. Yazıma şehrin birçok noktasından veya aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.🗞️🖋️🚲https://www.sakaryayenihaber.com/m/eski-reji-bisiklet-yolu-makale,13481.htmlhttp://velespitopya.org/2019/11/eski-reji-bisiklet-yolu/#more-836#bisiklet #bicycle #fahrrad #velosiped #bicikl #velo #cykel #cycling #cyclist #cyclingphotos #cyclingshots #cyclistturkiye #bisikletsevenler #sakaryabisiklet #bisikletlilerderneği #sakarya #adapazarı #köşe #köşeyazısı #yenihaber #kalem #eskireji #eskirejisokağı #bahçivansokak #bisikletyolu #bicycleroad

Velespitopya paylaştı: 29 Kasım 2019 Cuma

Continue reading

“Karanlıktaki Sait Faik”

Adapazarı’nın simgelerinden, ülkemiz edebiyat dünyasının en kıymetli isimlerinden Adapazarlı Sait Faik Abasıyanık…

O, her cümlesinde öyle bir yer eder ki her hangi bir insan, Sait Faik’in satır aralarında kayboldu mu bir daha çıkma çıkamaz ve hatta Sait Faik gibi görmek isteği içini kaplar. Etrafındaki olayların çözümlemesine kekremsi bir bohem, köklü bir yalnızlığın sesleri ilişir. Ağaçlar, sokaklar o’nun eşsiz tasvirlerine istemsizce benzer durur.

22 Kasım 2019
Sait Faik Abasıyanık Parkı

Lise yıllarımdan bugüne Sait Faik’in beş kitabını okuyabildim. Olay örgüsü, betimlemeleri, karakter analizleri ve esasında kendi iç dünyasını direkt ya da dolaylı anlattığı öyküleri, ufkuma yeni açılar katmıştır. Yazmak ateşi içine düşenlere cümle örgüleri ve naif dokunuşları ise açık bir öğretidir. O’nu okudukça artık bazı cümlelerin değil, yaşamdaki her şeyin altını çizmeye başlar insan.

O’nu anlatmak, anlamak için bugüne değin kitaplar yazıldı, nice çözümlemeler yapıldı, konferanslar düzenlendi.  El üstündeki değerimiz Sait Faik Abasıyanık’ın hatırası için Adapazarı’nda da vakti zamanında bir park inşa edildi. Mevzumuz esasında bu.

Continue reading

Karaağaç Bulvarı’nda Yürümek

Sonbahar kışa dönüşürken şehrin en nahif caddelerinde usulca yürümek başka bir keyfe tabi.

Yeni Cami’den başlayıp Atatürk Bulvarı refüjü boyunca yürürken, Atatürk Bulvarı’nı ortadan ikiye bölen iki tane araba geçişi bölümü resmen şehrin en kıymetli yayalaşmış bölgesini bıçak gibi kesiyor. Etrafta akıp giden trafiği, Kavaklar Caddesi kesişimi bitiriyor. 

Orhan Cami tarafından yürüdükçe cami etrafındaki işgaliye bittiği için mutlu oluyorum. Adım atamıyordunuz. Ardı sıra şu an atıl vaziyetteki Türk Ticaret Bankası’nın önünden geçip böyle kıymetli bir yapının daha kaç yıl daha atıl kalacağını düşünüp iç çekiyorum. Yürümeye devam edince iyice daralan yaya geçidinden Ağa Cami’ye ulaşınca sabah namaz saatlerinden sonra cami etrafında günlük işlerde çalışmak için ekmeğini bekleyenler. Nice zahmet isteyen işlerde gününü kurtarmaya çalışanlar… O da bu şehrin başka uzun bir mevzusu.



Uzun Çarşı içinden yürümeye karar verdiğim zamanlarda da her seferinde buradaki restorasyonu inceliyorum. Tanıdık esnaflara selam verip, bazen de bir çaylarını içip hasbihal ediyorum. Uzun Çarşı’nın kendine has kalabalığı, koşuşturmacası her zaman başka bir gözleme mecburdur. O parlatılmış, şehrin geçmişiyle de yarınıyla de zerre ilgisi olmayan alışveriş merkezleri değil de işte burası esasında ada ve pazarı… Gel de anlat.



Uzun Çarşı içinden yürümeye karar verdiğim zamanlarda da her seferinde buradaki restorasyonu inceliyorum. Tanıdık esnaflara selam verip, bazen de bir çaylarını içip hasbihal ediyorum. Uzun Çarşı’nın kendine has kalabalığı, koşuşturmacası her zaman başka bir gözleme mecburdur. O parlatılmış, şehrin geçmişiyle de yarınıyla de zerre ilgisi olmayan alışveriş merkezleri değil de işte burası esasında ada ve pazarı… Gel de anlat.

Continue reading

1920’lerden Bugüne, Demir Atlılar Ata’sının Yolunda (12. Ata’mızın Yolundayız Bisiklet Yolculuğu)

Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Hatay’a kadar dört bir yanı işgal edilmiş, yüz yıllar boyunca huzur içinde birlikte yaşayanların bir kısmının ayaklanarak yurdu bölüp parçalaması, özgürlük ve bağımsızlıktan vazgeçmiş Türk’ün ruhundaki bağımsız yurt sevdasını kaybetmişlerin mandayı himayeyi kabul eder halleri, imzaladıkları teslimiyet sözleşmeleri…

Sefalet, yokluk, umutsuzluk dolu coğrafyada uzun yıllar süren savaşlarda sürekli kaybeden, sürekli tavizler veren bir ülke. Yüz yıllar boyunca edindiği büyük kazanımları, Osman beyin torunlarının yok etme derecesine getirmesi. Millet zul içinde bitap düşerken küçük hesaplar içinde olanların büyük Türk milleti hakkında karar verme yetkisi artık kalmamıştı.

Ve bir adam
ve o adamın düşüncesine; fikri mücadelesine inanmış Türk milleti.

Yurdun dört bir yanından at sırtında kongrelere, oradan cephelere, yine düşmanı denize kadar atıyla kovalayan, tepelerden indiren, cephelerine gömen, süngüsüyle, kanıyla mücadelesini kazanan millet.

O günlerden bu günlere, değişmeyen tek bir şey, değişmeyen tek bir fikrin sahibi Mustafa Kemal.

Bugünün siyasi tartışmalarından tamamen arındırılmış, direkt olarak fikri önderliğinin ve mücadele liderliğinin dünya tarafından kabul edildiği, cihana teslim olmuş bir idarenin milletin idaresini temsil etmediğini bilip, yokluk ile cihanı dize getirmiş tek adam, Mustafa Kemal.

İşte… Bu ve bunun gibi düşünceleri fikrinde, yüreğinde, ruhunda hisseden, son nefese kadar da hissedecek, o dönemin askerleri, köylüleri, öğrencileri, anneleri, çocukları gibi bugün demir atlılar, biz.

Bir emanete sahip çıkmak, ona timsal olabilecek gücünü sunup şükranlarını göstermekle de tescillenir. Biz demir atlıların tescili, 12 yıldır meşakkatli yolculuk ile bu yolculuğun bugün olmasını mümkün kılan özgür yurdumuzun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e yolculuktur.

Görüntünün olası içeriği: yazı

2008 yılından bu yana düzenlediğimiz Ata’mızın Yolundayız Bisiklet Yolculuğu’nu bu yıl da gerçekleştirdiğimiz için mutlu ve gururluyuz. Gün gün ve başlıklar halinde aktaracağım yolculuk detaylarını aşağıda okuyabilirsiniz.

Continue reading

Atamızın Yolundayız Bisiklet Yolculuğu 2019

Ülkemiz kurulurken at sırtında yurdun dört köşesinden cephelere koşan ceddimizin izinde, Atamızın Yolundayız Bisiklet Yolculuğu…

Bisikletliler Derneği olarak 2008 yılından bu yana düzenlediğimiz yolculuğun bu yıl 12’ncisinde pedallarımızı çevireceğiz.

İstanbul’dan Ankara’ya dört gün sürecek yolculuk programı şu şekilde, birinci gün İstanbul – Sakarya, ikinci gün Sakarya – Bolu, üçüncü gün Bolu – Kızılcahamam, dördüncü gün Kızılcahamam – Ankara Anıtkabir…Bu yıl birinci gün Sakarya’daki konaklamamız için yirmi demir atlıyı Adapazarı Belediyesi misafir ediyor. Şimdiden teşekkür ederiz.

Dile kolay 12 yıldır bu yolculuğun planlanması, konaklama, güvenlik, teknik ve diğer tüm noktalara hakim şekilde 500 kilometreye yakın sürüyoruz.Sadece İstanbul çıkışlı bu yıl 30 kişilik bir ekip söz konusu. Haricinde 2 şube ve 50 temsilciliklerimizden de onlarca bisikletli, yurdun dört bir yanından pedalları çeviriyor. Hepsiyle 10 Kasım sabahı Ankara’da buluşuyoruz ve yüzlerce bisikletli ile Anıtkabir’e pedallıyoruz. Anıtkabir’de Türk Bayrağı ve karanfillerimizi sunuyor, duamızı edip bu kıymetli yolculuğu tamamlıyoruz.

Her gün yüz kilometre civarı yapılan sürüşlerde binlerce metre tırmanış içeren geçitler var. İkinci gün Bolu dağını tırmandığımız, Akyarma, Kargasekmez gibi geçitlerde yüzlerce metre tırmanışı ve inişi uyum içinde tamamlıyoruz. Bu maneviyat dolu yolculukta hissedilenlerin hepsini buraya yansıtabilmem mümkün değil…

2017 yılında Akyarma Geçidi’ni tırmanırken Murat ağabey elini omzuma atmış, ortak tempoda tırmanıyorduk. Bir yandan telefon trafiğiyle konaklamayı çözmeye çalışıyor. Eh, bu kadar insanın yolda olmasından ziyade bir de konaklaması başka bir mesele. Ve daha bir sürü detay. Öyle geniş bütçeler de yok. Her şeyi kıtı kıtına yettirmeye çalışıyoruz. Dedim ki 100 yıl önce bin bir yoklukla, memleket işgal halindeyken bu dağları yolları at sırtında aşan ceddimiz gibiyiz, farkımız biz demir atlıyız demiştim. Biraz tempoyu düşürdü, döndü baktı. Demir atlarımızla Mert, demir atlarımız… dedi sadece. Ömrü bisiklet üzerinde geçmiş, bu uğurda hakkı ödenmeyecek büyüğümüz o günleri hayal etmişti.

Haftaya büyük ihtimal yazı yazamayacağım. 7 Kasım Perşembe günü demir atlarımızla başlayacak yolculuk boyunca hem Bisikletliler Derneği hem de kişisel sosyal medya hesaplarından paylaşımlarla yolculuğu aktarmaya çalışacağım.

Bize ülkemizi ve hürriyetimizi emanet eden Mustafa Kemal Atatürk için yurdun dört bir yanından gelen dostlarımızla, dört gün boyunca nice dağları, geçitleri aşacağız.

Her kilometresi ayrı bir gurur olan yolculuk sonunda Anıtkabir’e ulaşıp elleri semaya açınca ise ne yorgunluk ne yağmur ne dağlar ne yollar hiçbir şeyi düşünmüyor insan.

Bize yorulmuyor musunuz diye soruyorlar.Yorulmuyoruz çünkü “hiç dinlenmemek için yola çıkanlar asla yorulmazlar.”

1 Kasım 2019 Yenihaber Gazetesi

https://www.sakaryayenihaber.com/m/atamizin-yolundayiz-bisiklet-yolculugu-2019-makale,13354.html

© 2020 Velespitopya

Theme by Anders NorenUp ↑