Etiket: Bisiklet (Page 1 of 2)

Bir Bisiklet Turcusunu Ağırlarken Dikkat Edilecek 10 Husus

Uzun yollarda günlerini, aylarını belki de yıllarını geçiren bir bisikletçi için en önemli etkenlerden birisi kuşkusuz konaklamadır. İyi bir uyku, rahat ve güvenli alan yarınki sürüş için yeterli dinlenceyi ve motivasyonu sağlar. Tabii kimi için kalınan yerin hiçbir önemi de olmayabiliyor.

Böyle bir yazıyı yazabilmek için belirli bir tecrübeyi edinmiş olmak gerekir diye düşünüyorum. Elbette her birey farklıdır. Beklentileri, yaşama bakış açısı ve ağırlarken yapılabilecekler değişebilir. Bugüne kadar bölgesel olarak Ege ve Karadeniz’de turlar yapmış, üyesi olduğum dernek vasıtasıyla 100’den fazla bisiklet turcusunun ağırlanmasına yardımcı olmuş biri olarak sanıyorum bu konuda konuşabilirim.

Bu yazıda, bir bisiklet turcusunu ağırlamaya karar vermiş bireyin nelere dikkat etmesi gerektiğini 10 maddede anlatmaya çalışacağım.

İtalyan Christian ve Omar  ile Sapanca Göl Turu
Mart 2019
Continue reading

TUR 2020 Şehir Merkezinden Geçmeli

Bu yıl 56’ncısı düzenlenecek Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu (TUR) köklerine geri dönerek bir kez daha Marmara’yı dolaşacak.

tour of turkey ile ilgili görsel sonucu

2019 yılı rotasında son etap başlangıcı yapılan Sakarya, bisikletin şehri olarak uzun yıllar sonra hak ettiği bir etaba kavuşmuştu.

tour of turkey ile ilgili görsel sonucu
Tour Of Turkey 2019 Rotası

Bu yıl 12- 19 Nisan 2020 tarihlerinde düzenlenecek TUR’un ilk etabı olan İstanbul’dan başladıktan sonra etap sonunda Sakarya – Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde finiş yapacak. İkinci etap ise yine şehrimizden başlayarak İznik’te noktalanacak.

Son yıllarda eski günlerinde olduğu gibi önemli bisiklet yarışlarını düzenlenmeye başlanan şehrimiz için çok önemli etaplar olacağı kesin. Nihayetinde bu yıl 2020 Dünya Dağ Bisikleti Maraton Şampiyonası’na da ev sahipliği yapacağız.

Bu noktada önemli olan bir husus var. Şehrin doğal, kültürel, mimari yapısını anlatabilmek için bu tip organizasyonlar büyük bir fırsat sunuyor. Bisiklet adına yapılan hatta şehirde yapılan tüm çalışmaları dünyanın izlediği bir yarışta gösterebiliriz. Yurt dışında yapılan büyük yarışların hemen hepsi, şehirlerin etrafından dolaşmak yerine direkt şehrin göbeğinden geçiyor. Geçmişte şehrimizde başlayan yarışların Atatürk Bulvarı üzerinden İzmit yoluna bağlandığını, şehrin büyük bir coşku içerisinde yolları, caddeleri kapattıklarını büyüklerimiz anlatıyorlar.



2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu etaplarında görevliydim. Özellikle Konya ve Manisa’daki etapların şehir merkezinde yapılması, tüm şehri bu organizasyona dahil etmişti. Sürekli sporcuları takip eden helikopter çekimleriyle herkes şehri izleyebilmişti. Bu yıl son etapta İstanbul’dan başlayıp şehrimizde bitecek yarış, eski günlerindeki gibi şehir merkezinden geçmeli. Hali hazırda sürekli otobanlarda yarış koşulduğu için eleştirilen bu rota için de karşılıklı bir kazanım olabilir.

Continue reading

Bisiklet Turizmi, Sosyal Medya ve Linç Kültürü

Geçen hafta neredeyse tüm bisiklet oluşumlarının başlıca gündemlerinden biri, Edirne’de kafasına taş atılan bisikletli gezgindi.

Edirne'de kafasına taş atılan bisikletli gezgin ile ilgili görsel sonucu

Olay ana akım medyada da yer buldu. Tahmin edeceğiniz birçok düşünce her yeri sardı, Türkiye’yi yerin dibine sokan yüzlerce yorumun çoğu bisikletliler tarafından yazıldı. Şimdi konuyu burada detaylıca anlatabilecek alanım bulunmuyor ama kısaca şunları anlatmak da istiyorum. Öncelikle bisikletli turizm bakımından Türkiye, güvenlik ve yaklaşım açısından iyi bir konumda.  Profesyonel bisiklet takımları ülkemizde kamplar yapıyorlar. Bisikletiyle ülkeler aşan turcuların hemen hepsi ülkemizde güvenle yolculuklarını tamamlıyorlar.

Sosyal medya ile birlikte bu gezginlerin hikayeleri ve ülkemiz ile bağları daha da arttı. Sosyal medya böylesine toplumumuza yayılmadığı yıllarda sosyal medya kelimesini kullanıyor, tanımlarını yapmaya çalışıyor, gelecekteki etkilerini tartışıyorduk. Peşi sıra sosyal medya kullanımı arttıkça, amansız bir linç kültürü de oluştu. Bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda sosyal medyadaki linç kültürü ve etkileri üzerine sosyokültürel ve psikoloji temelinde tartışmalar devam ediyor. Üzerine birçok bilimsel araştırma da yapılıyor. Ciddi çıktılar mevcut.



Bisikletli turizmde yaşanan bu taş atma olayıyla birlikte sosyal medyadaki linç kültürü de harekete geçti. Ülkeyi resmen linçe tabii tuttular. Türkiye’yi yerin dibine sokmak için hemen her fırsatı değerlendiren bireyler, Türkiye’ye bisikletle gelinir mi, bu olay ancak Türkiye’de olur minvalinde onlarca olumsuz bakış açısı sundular. Bunların direkt art niyetli olduğunu söyleyemeyiz belki ama kendini bilmezin tekinin yaptığı bir yanlış hareketi tüme yayarak böyle acımazsızca konuşmak da ne kadar doğru, tartışılır. Bugüne kadar binlerce gezginin güvenle yolculuğunu paylaşmayan haber sitelerinin de hep kötüyü görüp haberleştirme yaklaşımı ise başka bir konu.

Continue reading

“Karanlıktaki Sait Faik”

Adapazarı’nın simgelerinden, ülkemiz edebiyat dünyasının en kıymetli isimlerinden Adapazarlı Sait Faik Abasıyanık…

O, her cümlesinde öyle bir yer eder ki her hangi bir insan, Sait Faik’in satır aralarında kayboldu mu bir daha çıkma çıkamaz ve hatta Sait Faik gibi görmek isteği içini kaplar. Etrafındaki olayların çözümlemesine kekremsi bir bohem, köklü bir yalnızlığın sesleri ilişir. Ağaçlar, sokaklar o’nun eşsiz tasvirlerine istemsizce benzer durur.

22 Kasım 2019
Sait Faik Abasıyanık Parkı

Lise yıllarımdan bugüne Sait Faik’in beş kitabını okuyabildim. Olay örgüsü, betimlemeleri, karakter analizleri ve esasında kendi iç dünyasını direkt ya da dolaylı anlattığı öyküleri, ufkuma yeni açılar katmıştır. Yazmak ateşi içine düşenlere cümle örgüleri ve naif dokunuşları ise açık bir öğretidir. O’nu okudukça artık bazı cümlelerin değil, yaşamdaki her şeyin altını çizmeye başlar insan.

O’nu anlatmak, anlamak için bugüne değin kitaplar yazıldı, nice çözümlemeler yapıldı, konferanslar düzenlendi.  El üstündeki değerimiz Sait Faik Abasıyanık’ın hatırası için Adapazarı’nda da vakti zamanında bir park inşa edildi. Mevzumuz esasında bu.

Continue reading

Bisikletle Hacca Gitmek

“Bisikletiyle hududu kaçak olarak geçen ve hacı olan takkeli ve aksakallı Mehmet Neşet Öz, seyyar bir vaiz, dönüşte Cilvegözü sınır kapısından tevkif edilmiştir.” yazıyor eski bir gazete kupüründe. Hemen dikkat kesiliyorum!

Bisikletle uzun mesafeleri aşmak hakkında yazmak isterken denk gelen bu haberi ilginç kılan asıl detaya geliyorum. 1964 yılına dair bu haberin devamında Sakarya ili Kargalıhanbaba köyünden olan Neşet Öz’ün bilgileri yer alıyor.

55 yıl önce Hendek, Kargalıhanbaba’dan yola çıkıp hacca giden Neşet amca, bugün kendi aramızda yaptığımız “bisikletle hacca gidebilir miyiz?” sorusunun cevabını o zaman vermiş. Neşet amcanın bir yakınına ulaşıp hikayesini daha detaylı öğrenebilir miyim diye düşünürken, akrabaları ile iletişime geçtim.

Continue reading

Şehrin Yeni Mobilyaları

Biz, 20 yıl önce yıkılmış bir şehirle birlikte büyüdük. O gece odada sıkışınca babamın kapıya omuz atışını, evin içinde duvardan duvara savrulurken babamın abimle beni tutarak hiç durmadan kelime- i şahadet getirin oğlum deyişini, o evden çıkışımızı, çığlıkları, sokakları ve insanları bir an bile unutmadım.

Yıkılmış binaların, çatlamış, yok olmuş caddelerin arasından kurtulup bizi almaya gelen rahmetli Murat amcamın telaşı gözümün önünde. Biz çocukluğumuzu sessiz ve karanlık sokaklarda bıraktık. Gündüzünde birlikte oynadığımız çocukluk arkadaşlarımızın hayatlarının son oyunları olduğunu bilemiyorduk. O gece 45 saniyede koca adamlara dönüştük.

Acılar, yıkılmış hayatlar, bitişler, yeni başlangıçlar… O günlerden bu günlere seneler geçti. Öykünecek, kitaplar yazılabilecek hayat hikayeleri sınırsız…

Yıllar içinde toz, çamur ve hafriyat kamyonlarının cirit attığı bu şehirle birlikte büyüdük. Çadırlarda eğitim aldık. O günden bugüne çok şey değişti. Şehrin kimliğine yönelik çok farklı yatırımlar yapıldı. Olumlu, olumsuz birçok açıdan eleştirilebilecek noktaları olabilir.

Continue reading

98 Yıl Önce Bugün, Adapazarı’nın Kurtuluşu…

Tarih, 21 Mart 1921, Berat Kandili. Geyve Boğazı’ndan geçemeyen düşman, İzmit üzerinden Adapazarı’na ulaştı. Müslüman Türkler, Kandil dolayısıyla Orhan Cami’nde Berat Kandili’ni idrak ediyor.

Yunan Kuvvetleri’nin komutanı Yüzbaşı Lambidis’in emrindeki palikaryalarına verdiği emir ise şuydu; “Kimse camide yan yana durarak namaz kılmayacak. Kılanlar olursa namaz çıkışı yakalanıp yanıma getirilecek. Siz de dışarıda çalgı çalıp sirtaki oynayın, onları rahatsız edin.”

Bu ve benzeri nice emir uygulandı. İşgal devam ettiği süre boyunca Adapazarı Camilerinde ezan okunamadı.

O hususa gelmeden bazı noktalara dikkat çekmek istiyorum. Adapazarı’nın kurtuluşuyla ilgili birçok yazılı belge ve tarih notları var. Bölgede yaşanan zulmün hasarı büyük. Akademik çalışmalar da mevcut. Hatta Adapazarı dışından, Adapazarı’nı işgali için destek veren diğer bölgelerdeki örgütlenmeler, felaketin boyutunu açıkça gösteriyor. Bu tarihi belgelerde ulaşabildiklerimin çoğunu uzun zaman önce okudum ve dün tekrar gözden geçirdim, insan tarifsiz duygulara gark oluyor.

Osmanlı Devleti döneminde din, yaşam, ticaret ve sosyal hayatına hiçbir müdahalede bulunulmamış, hatta destek verilmiş Ermeni ve Rumlar, dünya dengelerinin değiştiği, Osmanlı’nın yok olduğu günlerde kapıldıkları hayaller ile Adapazarı’na büyük acılar yaşattılar. Yunan güçlerinin desteğiyle, başka bölgelerden gelen çeteler gasp, yağmalama, öldürme, ırza geçme gibi anlatılamayacak hareketlerde bulundular. Sayısız köy ve mahalle basıldı, gasp edildi… Sokakta kurşuna dizilen şehrin önde gelenleri, iş yapması için esir alınan devrin meslek erbapları ve daha birçok acıyla Yunan mezalimi başlamıştı.

Continue reading

Demiratla Bin Yıllık Kale Fethine: “Tarihi Harmantepe Kalesi”

Tarih her zaman derinden etkiliyor… Yolları tarih ile örülü şehirlerde, eski binaların tuğlalarını döşeyen elleri düşünüyorum, tarihi olduğu söylenen bir yolda pedal çevirirken, tam buradan geçen nice atlıları, konuşulanları, insanları hayal ediyorum… Neler yaşadıklarını, neler düşündüklerini öyle merak ediyorum ki, daha o an orasıyla ilgili bir şeyleri öğrenip daha iyi anlamak için telefonuma saldırıyorum…

Uzun zamandır merakımı gark eden Harmantepe Kalesi de artık durdurulamaz bir hale gelmişti.  Kaleye uzun yıllar önce bir defa babamla birlikte gelmiştim  ve detaylı gezememiş olmama rağmen büyülenmiştim.

Continue reading

Mavi ve Yeşilin Şehri Sakarya’da Kamp Yapılacak 10 Harika Yer

Kıymetli ülkemizin birçok şehrine gitmiş görmüş olanların çoğunun ortak kanısı, Sakarya’nın doğal güzelliklerinin bulunmaz olduğudur.

Sakarya Nehri ve birçok deresiyle beslendiği verimli toprakları, Karadeniz’e kıyısı olan sahil şeritleri, dünyanın sayılı, kıymetli su kaynaklarından Sapanca Gölü ve daha bir çok göl ve göletleri, zengin bitki örtüsü ile Sakarya, kamp yapmak isteyenler için ziyadesiyle keyif veren doğal alanlara sahip.

Continue reading

Sakarya’da Mutlaka Pedallayıp Görülmesi Gereken 10 Muhteşem Bisiklet Rotası

Sakarya, beton yığınları içine sıkışıp kalmış bir şehir değil, hem şehir merkezindeki hem de ilçe ve köylerindeki muhteşem dokularıyla bütünleşmiş eşsiz bir bölge…

Sakarya Nehri’nin  ve birçok derenin beslediği verimli toprağı, denize kıyıları ile tertemiz, mavi bayrak sahibi sahilleri, dokunulmamış yeşili, çeşmesinden dahi su içilmesine olanak sağlayan dünyanın en kıymetli göllerinden Sapanca Gölü ve diğer göl, göletleri, Anadolu’nun eski imparatorluklarının izlerini taşıyan tarihi mirası ve 1999’da derin bir yara almasına rağmen bugün tekrar ulaştığı modern şehirleşmesiyle, biz bisikletçiler için her yönüyle yaşama kucak açıyor…

sakarya-siluet

Sakarya içinde rota çok… Bisikletin ulaşamayacağı, gidemeyeceği yol da yok!

–more Devamını okumak için tıklayınız–

Bir Pazar gününü kısa mesafeler etrafında pedallayarak geçirmek, şehrin kalabalığından kurtulurken doğanın kucağında ciğerlerini temiz havayla doldurmak isteyenler için 50 kilometre civarı pedallayarak ulaşabilecekleri 10 adet rotayı sizler için derledik…

Continue reading

« Older posts

© 2020 Velespitopya

Theme by Anders NorenUp ↑