Sağlık, spor, ekonomi, turizm, çevre, ulaşım… Bisiklet, dünyanın ihtiyacı olduğu her şeyi sıfıra yakın bir maliyetle sunuyor. Hemen hepimiz bisikletin bireysel faydalarını ve şehirlere sunduğu yüksek katkıyı biliyoruz.

Ülkeler, motorlu araçların geçmişten bugüne verdiği zararı görerek artık şehirlerinden motorlu araçlarını uzaklaştırıyorlar. Büyük ana caddeler yayalaştırılıyor ve bisiklet yollarına çevriliyor. Bu konu hakkında ülke ülke, şehir şehir detaylı örneklerle yazılarım var.

Türkiye, genel iklimi başta olmak üzere kültürel bağlamda da bisikletli yaşama uyumu en rahat ülkelerin başında geliyor. Şehrimiz Sakarya ise uzun yıllardır bir bisikletin şehri olmasına rağmen ancak son yıllarda bisikletin kıymeti bilinmeye başlandı.

Ayçiçeği Bisiklet Vadisi, bisiklet yolları, SAKBİS, park üniteleri, bisiklet ölçüm cihazları, yönlendirme ve ikaz tabelaları, şehrin sosyal bisiklet alanlarına yeni yatırımlar olarak önümüzde. Aynı şekilde ülkemizin geçmişinde bisiklet sporunda büyük yeri olan Sakarya, bugün yine bisiklet takımlarının aldığı ulusal ve uluslar arası başarılarla ön plana çıkıyor.

Bisiklet ile böylesine birlikte olan şehrimiz maalesef özellikle merkez ilçelerinde trafik sorunuyla boğuşuyor.  Adapazarı, Erenler ve Serdivan’daki ana arterler ve hatta ara sokaklarda keşmekeş bir türlü dinmiyor. Park sorunu başta olmak üzere sıkışan trafik, beraberinde sıkışan bir kent, hava kirliliği, yürünemeyen sokakları da önümüze çıkarıyor.

Büyük bisiklet planları yapan ve birçok Avrupa kenti, şehirlerdeki ana caddeleri birer birer bisiklet yollarına çeviriyor ve artık kısaca “arabaların şehrin merkezinde işi yok” diyorlar. Korona süreciyle birlikte bu değişimi büyük çapta hızlandırdılar.

Caddeler tamamen bisikletlilere göre pop up bisiklet yollarına çeviriliyor, insanlar tüm işlerini bisikletli ulaşımla çözüyorlar. Şehrin merkezini ve çevresini kapsayan alanlarda büyük otoparklarla desteklenen motorlu araçsız ulaşım şekli kuruluyor. Alternatif ulaşımların başında ise yine bisiklet var. Herkes arabasını bırakıyor; yürüyor, farklı bisiklet kiralama sistemlerini kullanıyor, toplu ulaşımı tercih ediyor ve daha nicesi…

Sakarya’da ise eni boyu 20 kilometreyi aşmayan şehrin merkezinde motorlu araçların hareketi gün geçtikçe büyük bir sorun olarak karşımızda. Çözüm, her zaman söylediğimiz gibi bisikletli ulaşım. Korona ile birlikte bir kez daha anladık ki arabalar, büyük caddeler bize sadece daha büyük sorunları beraberinde getirdi. Çünkü çözüm yeni ve geniş yollar yapmak değil, yolu kullanacak motorlu araç trafiğini azaltmak..

2016’da Adapazarı merkezden Karaman mahallesine bisiklet yolu şart dediğimizde o yol yapılmaz diyenler, bugün bu yolu kullanıyorlar. Yarın da şehir merkez ilçelerini egzoz gazına boğan, sokakları caddeleri bizden çalan, trafik ve park sorununu yaşatan motorlu araçların hiçbirini göremeyeceğiz. Bisiklet Kenti olmak için çaba gösteren Sakarya’nın geleceğinin bisiklette olduğu çok açık.

Sakarya’nın Bilim İnsanı Övül Sezer

Geçtiğimiz hafta t54.com’u okurken karşıma bir haber çıktı.Amerika’da bulunan North Carolina Üniversitesi Profesörlerinden Övül Sezer, dünyanın en başarılı 40 profesörü arasında yer aldığı yazıyordu. Ödülünü tüm Sakaryalılara ithaf ettiğini söylemişti. İnanılmaz mutlu oldum. Prof. Övül Sezer’i şahsen tanımamama rağmen kendisine çok mutlu olduğumu belirten bir tebrik mesajı gönderdim. İçten ve mütevazi bir cevap verdi.

Şehrimizden bu denli önemli bir başarı kaydetmiş bilim insanlarımız, kadınlarımız, gurur kaynağı olmasıyla birlikte aynı zamanda çok önemli bir idol oluyorlar. Size ve başarılarınıza ihtiyacımız var, başarılarınızın daim olması dileğiyle…

18 Mayıs 2020 Pazartesi
https://t54.com.tr/makale/4374940/mert-atalay/sakaryanin-gelecegi-bisiklette


İnstagram
Facebook
Strava